20 Mayıs 2012, 23:58:15

Gönderen Konu: Yaşanan kriz yeni değil ki  (Okunma sayısı 173 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı DeLi GönLüM

  • Kahraman Üye
  • *****

  • İleti: 718
  • Rep: 5
  • Cinsiyet: Bay
  • GüneYy
Yaşanan kriz yeni değil ki
« : 13 Mayıs 2009, 19:37:58 »

Kapitalizmin bitişini ilan edenler var bakıyorum da. Onlara göre bitişi, sanki utku kazanmışların sarhoşluğu içinde, Sosyalizmin başlangıcı gibi görünüyor olabilir. Oysa bana kalırsa hiç bir şey bitmiş değil. Aksine daha da güçlü olarak şu an için duran çarklar yeniden işlemeye başlayacaktır. Görünüşe bakılırsa unuttukları bir şey var; göçmen kuşlar... Göçmen kuşlar barınmak için iklim şartlarını uygun buldukları otlaklara sulaklara yuvalarını kurarlar ve orada doğaları gereği beslenirler çiftleşirler kuluçkaya yatarlar. Sonuçta bir zaman sonra yüz grup olarak geldikleri yerden ikiyüz grup olarak ayrılırlar. Kapitalizmde kuluçkaya yatmış zamanı geldiğinde patlamasını gerçekleştirecek va daha da şişmanlamış bir durumda capcanlı olarak ortaya çıkacak kendisini eskisinden de daha güçlü hissettirecektir.

Bu bağlamda, bankalarda dışarda soğuktan üşüyen para sıcak sıcak yatmasına devam edecektir. Büyük şirketlerin uyumakta olan hisse senetleri de ortaklıkları da aynı şekilde el ense yapacaktır. Ne zamana kadar? Çok uzak olmayan yakın bir zamana kadar. Kapitalizm ilk önce fazlalıklarından kurtulacaktır. Tüm dünyadaki üretim fazlalıkları bir şekilde tüketilene kadar öyle ya da böyle, gerek üzerlerindeki kotaların kalkmasıyla gerek kadeve ve öteve oranlarının düşürülmesiyle piyasadaki satışları kolaylaştırılarak tüketilmeye cazip hale getirilmeye devam edecektir.
Ki ilk adımları da başarılı olmuştur. İnsanlar ceplerindeki paraları bu sayede eşyada ve arabada harcayarak alımlarına başlamışlardır.

İyi de neden durup duruken kriz? Bunu ilkokuldaki bebeğe sorsanız bilir mi bilir? Nüfus artışları, artık ekili alanların yetmeyişi, küçük harcamalardan mutlu olamamak veya zevk alamamak ve en önemlisi insanların bir şekilde isteklerinin bitmemesi. Dünya mı tembelleşti? Olabilir mi? Yani şimdi Çin'in dışında harıl harıl üreten kaç tane toplum sayabiliriz?

İyi de neden durup duruken kriz? Piyasaların albenisine kapılmamak elde mi? Şimdi görüntülü telefonlar pilazma teveler son model cep telefonları elektronik eşyaların çekiciliği, Kapitalizmin bir diğer güzelliği; çeşit çeşit ekmek çeşit çeşit buğday pirinç fındık fıstık giyim kuşam ve şu kredi kartları işte; düşünsenize kredi kartları sadece ve sadece hepimize ait mülk parçaları. Tapusu bankalarda olsa bile o minicik hafif şeyleri taşımamızın güzelliği...

İyi de neden durup duruken kriz? Dünya düzene girdiğinden beri, acaba insanlık tarihinde savaşılmamış yıllarla savaşılmış yılların arasındaki farkı kim bilebilir ki? Acaba insanlık, patronlar silah tüccarları uyuşturucu kaçakçıları, toprak kazanma heveslileri, petrol babaları, toprak ağaları rep bana hep bana yatıp kalktılarsa. Bu arada kendilerine süperim diyen güçlere, hiç onları ilgilendirmezken dünyanın bir ucundan üşenmeden gelip Afganistan'a, Irak'a, İran'a, Somaliye, Filistin'e ve diğer Ülkelerin iç sorunlarına müdahele etme hakkını nerden bulduklarını da sormak gerekir. Demokrasi diyecekler, Kimyasal silah diyecekler, Uranyum, Potasyum Boraks filan diyeceklerdir. Oysa o kadar yolu teperlerken su harcanacak petrol seller sular gibi akıtılacak yakılacak silah fabrikaları durmadan demir top tüfek bronzdan kurşunlar üretecek ve tüm bunlar halkların sırtından toplanan vergilerle olacak ve ne kadar gariptir ki bu toplanan vergiler gidip başka ya da diğer halkı vuracaktır. Halk halkı vuruyor oysa. Hiç patronlar birbirlerini vururlar mı? Asla. Hatta bazıları laf olsun diye tutuklanırlar bazıları da gününü gün ederek yaşamalarına devam ederler.

İyi de neden durup dururken kriz? Paylaşımın olmadığı ya da unutulduğu tüm dünyada bunalımlar doğal hale gelecektir zamanla. Adı üstünde işte Kapitalizm. Yaşasın Sosyalizm diyeceğimiz yok ya. Zaten modası geçti. Bakmayın Karl Marks'ın yeniden okunduğuna. Laf olsun beri gelsin. Zengin fakir aç tok bütün mesele bu mu yoksa? paylaşımsızlık. Adaletsizlik. Fakat inandığımız kitaplarda da şöyle yazıyor. Okuyun çalışın ama paylaşın. Bencil olmayın. Eee.. o zaman daha bugün sevgili dostumun şu tespiti tüm dünyanın içinde bulunduğu durumu net bir şekilde anlatıyordu. İsmini vermek istemediğim bir kurumun sadece bağışlardan elde edilen mülkü Ülkemiz içinde binlerin üzerindeydi. O kurum diyelim ki karnını o biçim doyuruyor ama bir çay bardağı bile yok suları akmıyor çayları çalışanları yapıyor, plastik bardaklarla ve plastik çatalların saplarıyla çayların içindeki şeker karıştırılıyor. Şimdi şunu anlamamız gerekiyor. Durumu iyi olan insanlarımız bağışlarını (Mülkleri derken arazileri ya da binaları) kapı komşularıyla paylaşsalardı olmaz mıydı diye? Olur muydu? Neden olmasın olurdu ama dedim ya işte ya arada o kurumdan bir rant elde edecektir ya da gerçekten çok aptaldır.

İyi de neden durup duruken kriz? Acaba bilerek mi yapıyorlar? Tüketime bilerek mi zorluyorlar? Alın işte banka kredileriyle alınan evler arabalar Sonsuz kolaylıklar altında dönen ince ayrıntılar, ve sonrasında inanılmaz bir şekilde çöküşler. Neden? Onun kürkü var benim de olsun bana ne, ben de isterim o kürkten. Oysa dünyanın dörtte üçü bu yüzden aç! Dünyanın dörtte üçü sırf bu yüzden sefalet içinde... Kapitalizmin Sosyalizmden bir farkı var mı? Gençliğimizde vardı. Şimdi yok. Birikim bir kaç elde toplansın. Gıdım gıdım paylaşılsın. Biz silaha uyuşturucuya devasa şirketlere hisselere yatırım yapalım. Aynı zamanda kendi aramızda paslaşalım. Bize ne ya dünya açsa, milyarlarca insan açlıktan kırılıyorsa milyarlarca insan kıyımlara uğruyorsa... Çünkü şöyle düşünüyorlar, ne kadar çok eksilirlerse o kadar çok nefes alacağız o kadar çok göbeğimizi şişireceğiz...

Bu günlerde zirveler var. Yeniden paylaşımlar yeniden zayıflayan yerlerini şişirmek için çareler içinde olacaklar. Sokaktakiler istedikleri kadar bağırsınlar çağırsınlar ölsünler tutuklansınlar, umurlarında olmayacak. Ve şu dünya değişiyor işte. Değişime ayak uydurması gereken bir Ülkemiz var. Bugün kim derdi ki azınlıkta olan siyahlardan biri Amerika'ya başkan olacak diye? Ya da yarın; belki soyları tükenmekte olan Kızılderililerden biri başkan olursa...Evet Ülkemizde farkında olmalı. Belli olmaz bakarsınız bugün konuşmalarını yasakladıkları birileri de Ülkemizde Başbabakan hatta Cumhurbaşkanı bile olabilir. Her şeye hazırlıklı olmalıyız. Değişimler önemlidir ve elbette yaşanacak nice nice Krizlerde...


HiddenGold • Bilgi Paylaşım Topluluğu

Yaşanan kriz yeni değil ki
« : 13 Mayıs 2009, 19:37:58 »