Şimdi ne çok insan vardır benim gibi üzülen. Ne çok insan vardır dünde bugünü yaşmaya çalışan. Özleyen üzülen kahreden ya da belirli belirsiz düşlere anılara dalan. Böyle olmamalıydı diyen. Ve herkes en büyük acının kendisi olduğunu düşüyordur benim gibi. Oysa farklı olan yoktur. Hiçbir acı ya da hiçbir aşk bir diğeriyle karşılaştırılamaz. Her aşk kendi ateşini taşır kendinde ya her acı kendi rengini taşır benliğinde
İşte ben de dünyada en büyük acının benim olduğunu düşündüğüm en zor ayrılığın benimki olduğunu düşündüğüm gecedeyim. Her seferinde en başa sarıyor zihnimde belirli belirsiz düşünceler her seferinde en baştan başlıyor acılarım. Sana rastlıyorum anıların her köşesinde. Tüm duralarımda sen sarsın mola yerlerimde sen yolumun sonunda sen görünüyorsun ve korkuyorum oraya varmaktan. Uğradığım her aşk bana seni hatırlatıyor. Baktığım her gözde sen varsın. Sonra gece bitiyor ve sabahımda olmasa bile gün sende bitiyor.
Yoruldum artık seni taşımaktan. Yoruldum seni sensiz yaşmaktan. Kelimelerim artık anlamsız hiçbir önemi yok yazdıklarımın ya da söylediklerimin. Tükendim bittim. Ne dön diyebiliyorum sana ne de git. Hep söylemek istediklerim tersine bir yaşam sürdürüyorum. Şimdi rotası olmayan ve fırtınaya tutulmuş bir gemi gibiyim. Ne yaptığımı nereye gittiğimi hiç bilmeden öylesine yalpalanıyorum. Belki önüme bir liman çıkar umuduyla dalgalara direnmeye çalışıyorum. Oysa ne bir liman var görünürde ne de herhangi bir kara parçası. Yinede bekliyorum. Yine düşlüyorum isimsiz bir limanda uyumayı. Bu fırtına ne kadar sürer ya da ben ne kadar dayanırım hiç bilmiyorum. Özlemin içimi kemiriyor. Parçaladı yüreğimi gözlerimi sözlerimi. Yeter diye bağırmak istiyorum artık yeter çık hayatımdan çek git bugünümden yarınımdan yeter çek git artık. Ama kesilmiş sanki dilim.