Apansız bir korku, dehşet, yalnızlık ve çaresizlik anında, varlığına inanmadığımız bir kudrete hangi kelimeler ile yakardığınızı duymak isterdim
Düne kadar sesini duyduğunuz, tenine dokunduğunuz bir insanı, artık sonsuza kadar göremeyeceğinizi bilerek beyaz bir bohça gibi toprağın içine bıraktığınız o an, kıpırdayan dudaklarınızın hangi kelimeleri seçtiğini bilmek isterdim
Bir yol kenarında, üzeri renkli gazete kağıtları ile örtülmüş cansız bir bedenin kanı çekilmeye başlamış elini gördüğünüzde, elinizde hiç alınmayacakmış gibi yaşadığınız bu hayatın yok oluşunun an meselesi olduğunu dehşet içinde fark ettiğiniz o anda, yaşam kelimesinin sizin için ne ifade ettiğini bilmek isterdim
Annenizin ölümcül hastalığının son evresinde olduğunu alışkın bir tavırla size anlatan bir doktorun bu sözlerinde sonra gizli bir yalnızlık ve çaresizlik anında, insanın yapabileceklerinin bittiği bir zamanda kendi kendinize her şeye rağmen umut kesilmez derken, bu son umudu kimden beklediğinizi bilmek isterdim
Çok kalabalık diye binmediğiniz bir minibüsün yaptığı kaza ile hurdaya döndüğünü, içinden canlı çıkmadağını daha sonra bindiğiniz minibüsün camından seyrederken, dudaklarınızdan aman Allahım! veya Allah beni korudu! ya da şans benden yana! cümlelerinden hangisinin döküldüğünü duymak isterdim
Bir gece yarısı kan ter içinde sıçrayarak uyanıp, yaşınız kaç olursa olsun anne diye haykırdığınız gibi, ruhunuzun derinlerinde yok saymaya çalıştığınız O kudreti, bir çaresizlik, acizlik ve korku anında, hangi ismi ile çağırdığınız duymak isterdim
Bütün bunları duymak isterken, cevaplarınızdan körleşmiş bir tat alacağımı sanıyorsanız yanılırsınız
Ben, hiç inanmadığınız bir kudrete gizli bir yalnızlık anınızda nasıl kokan çaresizlik ile yakardığınızı biliyorum aslında
Alinti